Kur'an-ı Kerim • 56. Sure

Vakıa Suresi Oku
Arapçası, Okunuşu ve Anlamı

Kur'an-ı Kerim'in 56. suresi olan Vakıa Suresi'ni Arapça metni, Türkçe okunuşu ve anlamıyla birlikte kolayca okuyun, dinleyin ve anlayın.

56 Sure No
96 Ayet Sayısı
27 Cüz
🕌 Mekke'de İndi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ Besmele ile başlar

Vakıa Suresi Okunuşu

Harfin doğru okunuşu için transkripsiyon rehberi

1. İżâ veka'ati'l-vâkı'ah
2. Leyse li-vak'atihâ kâżibeh
3. Hâfidatun râfi'ah
4. İżâ rucceti'l-ardu raccâ
5. Ve büsseti'l-cibâlü bassâ
6. Fe kânet hebâen münbeSSâ
7. Ve küntüm ezvâcen selâseh
8. Fe ashâbü'l-meymeneti mâ ashâbü'l-meymeneh
9. Ve ashâbü'l-meş'emeti mâ ashâbü'l-meş'emeh
10. Ve's-sâbikûne's-sâbikûn
11. Ülâike'l-mukarrabûn
12. Fî cennâti'n-na'îm
13. Süllletün mine'l-evvelîn
14. Ve kalîlün mine'l-âhirîn
15. Alâ sürürin mevdûneh
16. Müttekiîne aleyhâ mütekaabilîn
17. Yetûfu aleyhim vildânün muhalledûn
18. Bi-ekvabin ve ebârîka ve ke'sin min ma'în
19. Lâ yüsadda'ûne anhâ ve lâ yünzifûn
20. Ve fâkihetin mimmâ yetehayyerûn
21. Ve lahmi tayrin mimmâ yeştehûn
22. Ve hûrun 'în
23. Ke-emSâli'l-lü'lüi'l-meknûn
24. Cezâen bimâ kânû ya'melûn
25. Lâ yesme'ûne fîhâ lagven ve lâ te'SîmA
26. İllâ kîlen selâmen selâmâ
27. Ve ashâbü'l-yemîni mâ ashâbü'l-yemîn
28. Fî sidrin mahzûd
29. Ve talhin manzûd
30. Ve zıllin memdûd
31. Ve mâin meskûb
32. Ve fâkihetin keşîreh
33. Lâ maktûatin ve lâ memnû'ah
34. Ve füruşin merfû'ah
35. İnnâ enşe'nâhünne inşâen
36. Fe ce'alnâhünne ebkârâ
37. Uruben etrâbâ
38. Li-ashâbi'l-yemîn
39. Süllletün mine'l-evvelîn
40. Ve Süllletün mine'l-âhirîn
41. Ve ashâbü'ş-şimâli mâ ashâbü'ş-şimâl
42. Fî semûmin ve hamîm
43. Ve zıllin min yahmûm
44. Lâ bârıdin ve lâ kerîm
45. İnnehüm kânû kable żâlike mütrafîn
46. Ve kânû yüsırrûne ale'l-hinSil-azîm
47. Ve kânû yekûlûne e-iżâ mitnâ ve künnâ turâben ve ızâmen e-innâ le-meb'ûSûn
48. Eve-âbâünâ'l-evvelûn
49. Kul inne'l-evvelîne ve'l-âhirîn
50. Le-mecmû'ûne ilâ mîkâti yevmin ma'lûm
51. Sümme inneküm eyyühe'd-dâllûne'l-mükeżżibûn
52. Le-âkilûne min şecerin min zakkûm
53. Fe mâliûne minhe'l-bütûn
54. Fe şâribûne aleyhi mine'l-hamîm
55. Fe şâribûne şürbe'l-hîm
56. Hâżâ nüzülühüm yevme'd-dîn
57. Nahnu halaknaküm felevlâ tüsaddikûn
58. Efereeytemma tümnûn
59. E-entüm tahlukunehü em nahnü'l-hâlikûn
60. Nahnu kaddernâ beyneküm el-mevte ve mâ nahnu bi-mâsbûkîn
61. Alâ en nübeddile emSâleküm ve nünşiekeüm fî mâ lâ ta'lemûn
62. Ve lekad alimtümü'n-neş'ete'l-ûlâ felevlâ tezekkerûn
63. Efereeytemma tahrusûn
64. E-entüm tezra'ûnehü em nahnü'z-zâri'ûn
65. Lev neşâü le-ce'alnâhü hutâmen fezaltüm tefekke-hûn
66. İnnâ le-mugremûn
67. Bel nahnu mahruûmûn
68. Efereeytemü'l-mâe'lleżî teşrebûn
69. E-entüm enzeltümûhü mine'l-müzni em nahnü'l-münzilûn
70. Lev neşâü ce'alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn
71. Efereeytemü'n-nâre'lleî tûrûn
72. E-entüm enşe'tüm şeceretehâ em nahnü'l-münşiûn
73. Nahnu ce'alnâhâ tezkireten ve metâan li'l-mukvîn
74. Fe sebbih bismi rabbike'l-azîm
75. Fe lâ üksimü bi-mevâki'i'n-nücûm
76. Ve innehü le-kasemün lev ta'lemûne azîm
77. İnnehü le-kur'ânün kerîm
78. Fî kitâbin meknûn
79. Lâ yemessühu ille'l-mütahherûn
80. Tenzîlün min rabbi'l-âlemîn
81. E-fe-bihâza'l-hadîSi entüm müdhinûn
82. Ve tec'alûne rızkakum ennekum tükeżżibûn
83. Felevlâ iżâ beleğati'l-hulkûm
84. Ve entüm hîne'iżin tenzurûn
85. Ve nahnu akrebu ileyhi minküm ve lâkin lâ tübsırûn
86. Felevlâ in küntüm gayre medînîn
87. Terci'ûnehâ in küntüm sâdikîn
88. Fe emmâ in kâne mine'l-mukarrabîn
89. Fe revhun ve reyhanün ve cennetu na'îm
90. Ve emmâ in kâne min ashâbi'l-yemîn
91. Fe selâmün leke min ashâbi'l-yemîn
92. Ve emmâ in kâne mine'l-mükeżżibîne'd-dâllîn
93. Fe nüzülün min hamîm
94. Ve tasliyetü cahîm
95. İnne hâżâ le-hüve hakku'l-yakîn
96. Fe sebbih bismi rabbike'l-azîm

Vakıa Suresi Türkçe Anlamı ve Meali

Diyanet İşleri Başkanlığı meal çevirisi esas alınmıştır.

1. O büyük olay gerçekleştiğinde,
2. Ki onun gerçekleşmesini yalanlayacak kimse yoktur.
3. O, kimini alçaltacak, kimini yükseltecektir.
4. Yeryüzü şiddetle sarsıldığında,
5. Dağlar paramparça edilip saçıldığında,
6. Ve toz zerrecikleri hâline geldiğinde,
7. Siz üç sınıf olursunuz.
8. Sağ yanın adamları; ne mutlu o sağ yanın adamlarına!
9. Sol yanın adamları; ne yazık o sol yanın adamlarına!
10. Hayırda öne geçenler, evet onlar öne geçenlerdir.
11. İşte onlar, Allah'a en yakın olanlardır.
12. Nimeti bol cennetlerde.
13. Bir kısmı önce gelenlerden,
14. Az bir kısmı da sonrakilerden.
15. Altın işlemeli tahtlar üzerinde,
16. Birbirlerine karşı yaslanmış hâlde.
17. Üzerlerinde, hiç yaşlanmayacak gençler dolaşır;
18. Testiler, ibrikler ve pınardan akan kadehlerle.
19. Ne baş ağrısına uğrarlar ondan, ne de aklı gider.
20. Canlarının çektiği meyveler,
21. Arzuladıkları kuş eti.
22. İri gözlü huriler.
23. Saklı inciler gibi.
24. Yaptıklarına karşılık bir ödül olarak.
25. Orada ne boş bir söz ne de günaha teşvik işitirler.
26. Yalnızca 'Selam, selam' denilir.
27. Sağ yanın adamları; ne mutlu o sağ yanın adamlarına!
28. Dikensiz kiraz ağaçları arasında,
29. Salkım salkım dizilmiş muz ağaçları arasında,
30. Uzanıp giden gölgede,
31. Sürekli akan sular başında,
32. Bol meyveler arasında,
33. Ne biten ne de yasaklanan.
34. Ve yükseltilmiş döşekler üzerinde.
35. Biz onları yeniden yarattık, özel bir yaratışla.
36. Onları bâkire kıldık.
37. Sevimli, yaşıt eşler olarak.
38. Sağ yanın adamları için.
39. Bir kısmı önce gelenlerden,
40. Bir kısmı da sonrakilerden.
41. Sol yanın adamları; ne yazık o sol yanın adamlarına!
42. Yakıcı ateş içinde ve kaynar suda,
43. Ve siyah dumandan bir gölgede.
44. Ne serin ne de hoş olan.
45. Onlar bundan önce şımartılmış kimselerdi.
46. Büyük günahta ısrar ediyorlardı.
47. Diyorlardı ki: 'Öldüğümüzde, toprak ve kemik olduğumuzda, gerçekten yeniden mi diriltileceğiz?'
48. Hem de ilk atalarımız da mı?'
49. De ki: 'Elbette önce gelenler de sonra gelenler de,
50. Bilinen bir günün belirlenmiş vaktinde mutlaka toplanacaklardır.'
51. Sonra siz ey sapıklar, inkârcılar!
52. Elbette zakkum ağacından yiyeceksiniz.
53. Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.
54. Üstüne de kaynar su içeceksiniz.
55. Susamış develerin içişi gibi içeceksiniz.
56. İşte bu, hesap gününde onların ağırlanma biçimidir.
57. Sizi Biz yarattık; yine de doğrulamıyor musunuz?
58. Döktüğünüz meniye hiç baktınız mı?
59. Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa Yaratan Biz miyiz?
60. Aranızda ölümü takdir eden Biziz. Biz geçilemeyiz.
61. Sizin benzerlerinizi değiştirip bilemeyeceğiniz bir biçimde yeniden yaratacağız.
62. İlk yaratılışı bildiniz; hâlâ düşünmez misiniz?
63. Ektiğinize hiç baktınız mı?
64. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa Bitiren Biz miyiz?
65. Dilesek onu çer çöp yaparız da şaşırıp kalırsınız.
66. 'Biz gerçekten zarara uğradık,
67. Hatta büsbütün mahrum kaldık' dersiniz.
68. İçtiğiniz suya hiç baktınız mı?
69. Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa İndiren Biz miyiz?
70. Dilesek onu acı yaparız; şükretmez misiniz?
71. Çaktığınız ateşe hiç baktınız mı?
72. Onun ağacını siz mi yetiştirdiniz, yoksa Yetiştiren Biz miyiz?
73. Biz onu hem hatırlatıcı hem de çölde yolculara faydalı kıldık.
74. O hâlde ulu Rabbinin adını tesbih et.
75. Hayır! Yıldızların yörüngelerine yemin ederim.
76. Eğer bilirseniz, bu gerçekten büyük bir yemindir.
77. Şüphesiz bu, çok değerli bir Kur'an'dır.
78. Korunmuş bir Kitap'ta,
79. Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz.
80. Âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
81. Bu sözü mü hafife alıyorsunuz?
82. Ve rızkınıza karşılık yalanlamayı mı seçiyorsunuz?
83. Can gırtlağa geldiğinde,
84. Ve siz o sırada bakıp dururken,
85. Biz size ondan daha yakınız; fakat göremezsiniz.
86. Eğer hesap görmeyecekseniz,
87. Çıkmak üzere olan canı geri çevirin! Doğru söylüyorsanız.
88. Eğer o, Allah'a yakın olanlardan ise,
89. Ona rahatlık, güzel rızık ve nimet cenneti vardır.
90. Eğer o, sağ yanın adamlarından ise,
91. Sağ yanın adamlarından sana selam!
92. Ama eğer o, yalanlayanlardan, sapıklardan ise,
93. Kaynar su ile ağırlanır
94. Ve cehenneme atılır.
95. Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
96. O hâlde ulu Rabbinin adını tesbih et.

Vakıa Suresi Arapçası

Kur'an-ı Kerim'in 56. suresi, 96 ayetten oluşmaktadır.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
١ إِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ
٢ لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ
٣ خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ
٤ إِذَا رُجَّتِ الْأَرْضُ رَجًّا
٥ وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّا
٦ فَكَانَتْ هَبَاءً مُّنبَثًّا
٧ وَكُنتُمْ أَزْوَاجًا ثَلَاثَةً
٨ فَأَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ
٩ وَأَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ
١٠ وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَ
١١ أُولَٰئِكَ الْمُقَرَّبُونَ
١٢ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ
١٣ ثُلَّةٌ مِّنَ الْأَوَّلِينَ
١٤ وَقَلِيلٌ مِّنَ الْآخِرِينَ
١٥ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ
١٦ مُتَّكِئِينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِينَ
١٧ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ
١٨ بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ
١٩ لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ
٢٠ وَفَاكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ
٢١ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
٢٢ وَحُورٌ عِينٌ
٢٣ كَأَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ الْمَكْنُونِ
٢٤ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
٢٥ لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا
٢٦ إِلَّا قِيلًا سَلَامًا سَلَامًا
٢٧ وَأَصْحَابُ الْيَمِينِ مَا أَصْحَابُ الْيَمِينِ
٢٨ فِي سِدْرٍ مَّخْضُودٍ
٢٩ وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
٣٠ وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ
٣١ وَمَاءٍ مَّسْكُوبٍ
٣٢ وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ
٣٣ لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
٣٤ وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ
٣٥ إِنَّا أَنشَأْنَاهُنَّ إِنشَاءً
٣٦ فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا
٣٧ عُرُبًا أَتْرَابًا
٣٨ لِّأَصْحَابِ الْيَمِينِ
٣٩ ثُلَّةٌ مِّنَ الْأَوَّلِينَ
٤٠ وَثُلَّةٌ مِّنَ الْآخِرِينَ
٤١ وَأَصْحَابُ الشِّمَالِ مَا أَصْحَابُ الشِّمَالِ
٤٢ فِي سَمُومٍ وَحَمِيمٍ
٤٣ وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ
٤٤ لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ
٤٥ إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ
٤٦ وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنثِ الْعَظِيمِ
٤٧ وَكَانُوا يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَئِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
٤٨ أَوَآبَاؤُنَا الْأَوَّلُونَ
٤٩ قُلْ إِنَّ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ
٥٠ لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَاتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
٥١ ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا الضَّالُّونَ الْمُكَذِّبُونَ
٥٢ لَآكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ
٥٣ فَمَالِئُونَ مِنْهَا الْبُطُونَ
٥٤ فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَمِيمِ
٥٥ فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْهِيمِ
٥٦ هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدِّينِ
٥٧ نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ
٥٨ أَفَرَأَيْتُم مَّا تُمْنُونَ
٥٩ أَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُ أَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ
٦٠ نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
٦١ عَلَىٰ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَالَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِي مَا لَا تَعْلَمُونَ
٦٢ وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْأَةَ الْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ
٦٣ أَفَرَأَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ
٦٤ أَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُ أَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ
٦٥ لَوْ نَشَاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
٦٦ إِنَّا لَمُغْرَمُونَ
٦٧ بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
٦٨ أَفَرَأَيْتُمُ الْمَاءَ الَّذِي تَشْرَبُونَ
٦٩ أَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ الْمُنزِلُونَ
٧٠ لَوْ نَشَاءُ جَعَلْنَاهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
٧١ أَفَرَأَيْتُمُ النَّارَ الَّتِي تُورُونَ
٧٢ أَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا أَمْ نَحْنُ الْمُنشِئُونَ
٧٣ نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِّلْمُقْوِينَ
٧٤ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ
٧٥ فَلَا أُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ
٧٦ وَإِنَّهُ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ
٧٧ إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ
٧٨ فِي كِتَابٍ مَّكْنُونٍ
٧٩ لَّا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ
٨٠ تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ
٨١ أَفَبِهَٰذَا الْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ
٨٢ وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
٨٣ فَلَوْلَا إِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَ
٨٤ وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ
٨٥ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ
٨٦ فَلَوْلَا إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ
٨٧ تَرْجِعُونَهَا إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ
٨٨ فَأَمَّا إِن كَانَ مِنَ الْمُقَرَّبِينَ
٨٩ فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ
٩٠ وَأَمَّا إِن كَانَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ
٩١ فَسَلَامٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَابِ الْيَمِينِ
٩٢ وَأَمَّا إِن كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبِينَ الضَّالِّينَ
٩٣ فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ
٩٤ وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ
٩٥ إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَقِينِ
٩٦ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ
📜

Vakıa Suresi Nedir?

Vakıa Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 56. suresidir. "Vâkıa" kelimesi Arapça'da "meydana gelen büyük olay" anlamına gelir ve surede kıyamet gününe atıfta bulunur.

Sure Mekke döneminde nazil olmuş olup 96 ayetten oluşmaktadır. İçeriğinde kıyamet günü, insanların üç gruba ayrılması ve cennet-cehennem tasvirleri yer almaktadır.

  • Kur'an'daki sırası: 56. sure
  • Ayet sayısı: 96 ayet
  • Nüzul yeri: Mekke
  • Cüzü: 27. cüz

Vakıa Suresi Faziletleri

İslam alimleri, Vakıa Suresi'nin önemine dair rivayetlere dikkat çekmiştir. Hadis kaynaklarında bu surenin okunmasına ilişkin teşvik edici ifadeler yer almaktadır.

Bu konuda aktarılan rivayetler bağlamında belirtmek gerekir ki her konuda olduğu gibi bu alanda da güvenilir kaynaklara başvurmak ve konuyu bir İslam aliminden öğrenmek en sağlıklı yaklaşımdır.

📌 Not: Surenin faziletlerine ilişkin bilgileri, güvenilir hadis kaynaklarından ve din alimlerinden teyit etmenizi tavsiye ederiz.
🌙

Vakıa Suresi Ne Zaman Okunur?

Vakıa Suresi'nin okunabileceği özel bir vakt-i müstehab konusunda alimlerin farklı görüşleri mevcuttur. Rivayetlerde özellikle gece vakti okunmasına ilişkin tavsiyeler yer almaktadır.

Genel olarak Kur'an tilâvetinin her zaman yapılabileceği bilinmektedir. Namaz vakitleri, gece namazı ve sabah saatleri Kur'an okumak için bereketli vakitler olarak değerlendirilmektedir.

🔢

Vakıa Suresi Kaç Defa Okunur?

Vakıa Suresi'nin kaç defa okunacağına dair kaynaklarda farklı rivayetler bulunmaktadır. Kimi rivayetlerde günde bir kez, kimi anlatımlarda ise belirli sayıda okunması önerilmiştir.

Bu konuda belirli bir sayıyı kesinleştirmek yerine, ibadetlerinizi güvenilir din alimlerinin rehberliğinde şekillendirmeniz daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.

Vakıa Suresi Hakkında Merak Edilenler

Vakıa Suresi 96 ayetten oluşmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in 56. suresidir ve 27. cüzde yer almaktadır.
Vakıa Suresi, Mekke döneminde nazil olmuştur. Bu nedenle Mekkî sureler arasında yer alır.
"Vâkıa" kelimesi Arapça'da "büyük olay" veya "kıyamet" anlamına gelir. Sure, kıyamet günü ve sonrasındaki olayları anlatır; insanların üç gruba ayrılmasını ve her grubun akıbetini konu alır.
Vakıa Suresi, Kur'an-ı Kerim'in bir parçası olarak sevap kazanmak, Allah'ın rızasını aramak ve Kur'an tilâvetini sürdürmek amacıyla okunur. Surenin faziletlerine dair rivayetler bulunmakla birlikte, bu konuda güvenilir kaynaklara başvurulması önerilir.
Orta tempoda okuyan bir kişi için Vakıa Suresi yaklaşık 5-7 dakika arasında tamamlanabilir. Bu süre kişinin okuma hızına ve tecvit uygulamasına göre değişiklik gösterebilir.

Vakıa Suresi Hakkında Yazılar

Farklı bakış açılarıyla hazırlanmış detaylı içerikler

وَمَا تَوْفِيقِي إِلَّا بِاللَّهِ

Bu platform, Vakıa Suresi'ne ilgi duyan herkese doğru ve güvenilir bilgiye kolayca ulaşabilmesi için hazırlanmıştır. İçeriklerimiz bilgilendirme amacı taşımakta olup dini konularda mutlaka güvenilir İslam alimlerine danışmanızı tavsiye ederiz.

Kur'an-ı Kerim'in her bir ayeti başlı başına bir hazinedir. Vakıa Suresi de bu hazineye ulaşmak isteyenlere kapıyı aralayan bereketli bir suredir.